Popüler Yayınlar

17 Eylül 2014 Çarşamba

ISPARTA'DA GEZİLECEK YERLER

GÖLCÜK GÖLETİ
Gölcük, Isparta’nın 5 km güneybatısında ve deniz yüzeyinden yüksekliği 1380 m olan, krater çukurunun su ile dolmasından oluşmuş bir krater gölüdür. 


Gölcük, 150-300 m kadar yükselen ve volkanik küllerle kaplı tepelerle çevrilidir. 1.5 km çapında bir daire biçiminde olup, gölün ortasına doğru derinliği 32 metreyi bulmaktadır. 


Gölcük ve yöresinde yapılan araştırmalarda, yüzeyleme veren formasyonlar, tortul, ultramatik ve volkanik kayaçlar olmak üzere başlıca üç gruba ayrılırlar. Bunlardan tortullara ait en yaşlı formasyonu Akdağ kireç taşları oluşturmaktadır. Diğerlerini konglomeralar ve flişler meydana getirmektedir. Gölcük ve çevresindeki volkanik kayaçlar, Traki-Andezitleri; sıkı tüfler ve sünger taşlarından oluşmaktadır.
Gölcük genelde yağmur suları ve dipten kaynayan kaynaklarla beslenmektedir. Son yıllarda gölün suyunda biraz azalma gözlenmektedir. Göl kapalı havza halinde olmasına rağmen suyu tatlıdır. Göl çukurluğunun çevresindeki tepeler, göle dik inerler. Yalnız gölün güney doğusundaki kumlu tepelerin altında kütle halinde dik bazalt kayaları vardır. Çukurluğun, batısında ise, kumlu tepelerin altında göller bölgesinin mezozik, kütlevi, yan mermer kalkerle meydana getirmektedir. 


Gölde az da olsa balık vardır. Gölün kenarından en çok 3 veya 5 m açılınca, suyun birden derinleştiği görülür. Gölcük çevresi DSİ’nce tamamen ağaçlandırılmıştır. Gölcük ve civarı özellikle Isparta merkez ilçe halkı tarafından mesire yeri olarak kullanılmaktadır. 


KARACAÖREN BARAJI
Aksu ırmağı üzerinde 1989 yılında inşası tamamlanan baraj, sulama, taşkın önleme ve enerji üretimi amacıyla kurulmuştur.  


1.234 hm3 hacmi ve 4.550 toplam alana sahiptir. Toplam alanın 2.383’sı Isparta il sınırlarında yer alır.
Gölette alabalık çiftlikleri bulunmaktadır.. 


Sütçüler ilçesinin Çandır, Melikler, Şeyhler gibi köylerinin ve çevredeki tarım alanlarının su kaynağı Karacaören baraj gölüdür.


ISPARTA
Isparta İli, Akdeniz Bölgesi’nin batı bölümünde ve iç kesiminde yer alır. "Göller Bölgesi"nin merkezi konumundadır. Isparta doğudan Konya’nın Beyşehir, Doğanhisar ve Akşehir ilçeleri; kuzeyden Afyon’un Çay, Şuhut, Dinar ve Dazkırı ilçeleri; batıdan Burdur’un Merkez, Ağlasun ve Bucak ilçeleri; güneyden ise Antalya’nın Serik ve Manavgat ilçeleri ile komşudur. İlde Merkez ilçe ile birlikte, Aksu, Atabey, Eğirdir, Gelendost, Gönen, Keçiborlu, Senirkent, Sütçüler, Şarkikaraağaç, Uluborlu,, Yalvaç ve Yenişarbademli olmak üzere 13 ilçe vardır. Merkez ilçeden sonra gelen en büyük ilçe merkezi Yalvaç’tır. En az nüfuslu ilçe ise Yenişarbademli’dir. Nüfus 244 bin'dir.  


TERAS PARK
Türkiye'de her şehrin bir terası vardır. Isparta'nın terası, Teras Park..  




KUTLUBEY ULU CAMİİ
Isparta-Merkez'de bulunan Kutlubey Ulu Camii, şehrin en eski camilerinden biridir. Isparta Çarşısı'nın içerisinde bulunması ve merkezi bir konuma sahip olmasından dolayı ulaşım oldukça kolaydır. Ulu Cami adını I. Murad döneminde yaşamış yararlıklar göstermiş Osmanlı komutanı olan Kutlubey’den almıştır.
Yapım tarihi kesin olmayan caminin 1429 yılında önce yapıldığı tahmin edilmekte olup, zaman içinde çürüyen bölümleri 1899 yılında onarımdan geçirilmiş. 
Kutlubey Ulu Camii, II. Abdülhamit döneminde yıktırılıp Ayasofya Camii'nin planına benzer şekilde inşa edilmiştir. İkinci kez yapılan bu ibadet mekanı 1914 yılında bir deprem sonucunda tekrar yıkılmıştır. 1922 yılında ise günümüzdeki cami yapılmıştır. 
Kutlubey Ulu Camii her ne kadar orijinal mimarisini kaybetmiş olsa da şehrin önemli ibadet mekanlarından biridir 


Kent Meydanı 


FİRDEVS PAŞA CAMİİ (Mimar Sinan Camii) 
Üzüm pazarı civarında, Ispartanın en eski camileri arasında yeralan cami Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Isparta Valisi  Firdevs Paşa tarafından, 1561 yılında Mimar Sinan stilinde yaptırılmıştır.  


Kare planlı ve tek kubbeli olan cami, kuzeyde beş kubbeli bir son cemaat yeri ile kuzeybatı köşesinde bir minareye sahiptir. İnşa kitabesi bulunmamakla beraber H. 973/ M. 1565 tarihli bir vakfiyesi vardır. Ayrıca Tezkiret-ül Bünyan, Tezkerat-ül Ebniye, Tuhfet-ül Mimarin’de adı bulunması ile Mimar Sinan eserleri içinde yer almaktadır. 


FİRDEVS BEY BEDESTENİ 
Mimar Sinan Camiine gelir sağlamak için Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından 1561 yılında yaptırılmıştır. Mimar Sinan üslûbunu taşıyan bu yapı düzgün kesilmiş kövke taşlarıyla yapılmıştır.  


Bedestenin kuzey güney doğrultusunda uzanır ve her iki yönden birer girişi vardır. Kurşun kaplı beşik-tonoz çatısı 1967 yılında gördüğü onarımla değiştirilerek ahşap çatı ile kaplanmış ve içindeki dükkanlarla birlikte hizmete girmiştir. 


ESKİ ÜZÜM PAZARI DÜKKANLARI
Mimar Sinan Camiine gelir elde etmek için  bedesten ile cami arasında 16 adet dükkân kövkeden ve ikişer katlı olarak yapılmışlardır. Dükkanların ikinci katına dar birer merdivenle çıkılır ve çatı tonozla örtülüdür. 


HACI ABDİ CAMİİ (İplik Pazarı Camii) 
Caminin bulunduğu yerde İplik Pazarı kurulduğu için İplikçi Camii olarak adlandırılmıştır. Çarşıcivarında, Ispartalı zenginlerden Abdi Ağa tarafından 1562 tarihinde inşa edilmeye başlanmış, 1569 yılında bitirilmiştir. 


1782 yılında Sadrazam olan Halil Hamid Paşa tarafından caminin doğu ve batı tarafına birer kanat ekletilmiş, doğu yanına kövkeden bir minare ve kitaplık yaptırılarak genişletilmiştir. Daha sonra kubbeli cami tamamı yıkılarak yerine bugünkü cami yapılmıştır. İlaveler yapan Halil Hamid Paşa’dan dolayı cami Halil Hamid Paşa Camii olarak da anılmıştır. 


TARİHİ DALBOYUNOĞLU HAMAMI
Isparta’daki hamamların en büyüğü ve en önemlisidir. Kadın ve Erkek hamamı olmak üzere iki hamam bitişiktir. Bunun külhan ve kazanları bir olduğu halde, biri daima kadınlara mahsusdur. İkisinin de kapıları ayrıdır. Bu hamamı Sav Köylü Dalboyunoğlu Hacı Ahmet Ağa yaptırmıştır. Bu kişi adına düzenlenen H. 1100 / M. 1697 tarihli vakfiye suretinde, Isparta’ya bağlı Sav Köyü ahalisinden Mısır’da yerleşen ve dört sene evvel vefat eden Yeniçeri Ocağı ihtiyarlarından Dalboyunoğlu Hacı Ahmet Ağa’nın sağlığında, hamamın yapılması için vekil tayin ettiği Ispartalı Kethüda Yusuf Ağa ve Hacı Ahmet Ağanın Mısır’dan gönderdiği 14.918 kuruşla yaptırmakta iken, inşaatın bitiminden evvel vefat etmesiyle Yusuf Ağa geri kalan parayı kendi kesesinden harcayarak, noksan kalan su, kazan ve camekanları ikmal etmiş ve getirttiği suyun 6 masurasını hamama vermiş, hamam gelirinin 2/3’nin Ahmet Ağa, geri kalanının Yusuf Ağa Vakfı olmak üzere Sav’daki cami ile okula ve Karaağaç Mahallesinde Yusuf Ağanın yaptırdığı cami ve okula tahsis edildiği görülmüştür.
Sav Köyündeki camide bulunan kayıtlardan anlaşıldığına göre, Hacı Ahmet Ağa adına H. 1124 / M. 1712 tarihli vakfiyede hamamın suyundan Çelebiler Mahallesindeki akar çeşme ile Yusuf Ağanın evi civarında yapılan çeşmeye su verilmesi uygun görülmüştür. Hamamın yapımına l689 yılında başlanmış, 1693 yılında bitirilmiştir. 




ISPARTA ETNOGRAFYA MÜZESİ 
Isparta’nın tanıtımında önemli yeri olan bu müze, halı ve kilimleri yönüyle büyük ilgi topluyor. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda ziyaretçi halı ve kilimler başta olmak üzere müzede sergilenen tarihi eşyalar hem Türk tarihine, hem de Isparta tarihine ışık tutuyor. 

Hiç yorum yok: